10 Kasım 2014 Pazartesi

FELEĞİN ÇEMBERİNDEN GEÇMEK

Feleğin çemberinden geçenler vardır aranızda ya da geçemeyip çemberin altında kalanlar…
Beklenmedik bir zamanda ve bizi sarsacak boyutta karşılaştığımız olaylar karşısında yaşadığımız duygunun adı “çaresizliktir”.  İşte bu noktada felek bizi çemberine almakta ve çevirmek için hazır beklemektedir. Gelin bu durumdan nasıl fayda yaratabiliriz? birlikte bakalım.
  1. Aşama: ŞOK- Yaşamımızda bir tehdit söz konusudur ve bize yaşattığı ilk duygu şoktur. Şok etkisini yaratan kısım beynin amigdala dediğimiz bölümünde oluşur ve muhakeme, planlama, karar işlevlerini oluşturan frontal lob dediğimiz beynimizin ön kısmı bir an devreden çıkar, normal koşullarda bu sürecin kısa sürmesi beklenir.
  2. Aşama: SORGULAMA: Şoku atlattıktan sonra sorgulamaya başlarız, beynimiz artık bu sürece bir anlam vermek zorundadır. “Bu neden başıma geldi? “
  3. Aşama: SUÇLAMA: “Bu neden başıma geldi?” Ya da “Neden benim başıma geldi?” sorusuna arka arkaya bir çok cevap ararız ve başlarız suçlamaya, bu aşamada  saldırgan davranışlar bile sergilenmesi mümkündür.  Genellikle diğerleri, koşullar, kader suçlanır veya bir şey bulamadıysak kendimizi suçlarız. 
Bazı kişiler vardır, hep bu aşamada kalırlar! 
Hep suçlarlar, eşini veya artık eski eşini, doktorları, sistemi, yöneticisini, işyerini, kaderi…
  1. Aşama: BASTIRMA: Suçlama aşamasını geçenler eğer gerçekle yüzleşmeye hazır değillerse, bastırmayı tercih ederler. Yani “Hayır canım ben iflas etmedim, hayır eşim beni aldatmadı, olur mu çocuğum kanser değil” derler ve yarattıkları bu duruma kendileri de inanmaya başlarlar, en kötüsü diğerlerini de inandırabilirler ve tüm çevre  birlikte bastırmaya başlar.
  2. Aşama: KABULLENME: Bu aşamaya gelebildiyseniz kendinizi tebrik edebilirsiniz, çok önemli bir aşamadasınız. Olanı olduğu gibi kabul etmek ve görebilmek bu aşamada çok önemlidir.  Önünüzde şimdi 2 seçenek var. 1.seçenek olan pasif kabullenmede kalabilir ve başaramayabilirsiniz, yani “ne yapalım artık, bu başıma geldi, kader, çekeceğiz” diyebilirsiniz ya da 2.seçeneği seçip aktif kabullenme ile “evet bu başıma geldi şimdi ne yapabilirim?”sorusunun cevabını bulmaya çalışabilir ve sürece devam edebilirsiniz.
  3. Aşama: SAVAŞMA: İşte şimdi mücadele zamanı ve sorunla kendinizi ayrıştırma vaktidir. Cevabını bekleyen sorular şunlar “Bu koşullarda yapılacak en mantıklı şeyler nelerdir? Çözüm için neler gereklidir? İç ve dış kaynaklarım nelerdir? Nasıl başarabilirim?”
  4. Aşama USTALAŞMA: Bir önceki aşamada kişi artık o kadar bilgi sahibi olmuştur ki, belki defalarca düşmüş yılmayıp kalkmış ve artık çözüm konusunda uzmanlaşmıştır. Ne zaman, nerede, ne yapacağını öğrenmiştir. Sürecin sonuna doğru gelmektesiniz.
  5. Aşama DÖNÜŞÜM: Tebrikler. Çemberin son kısmındasınız. Eğer şunu yapabiliyorsanız çemberden başarıyla geçtiniz demektir.
Bu savaş sonunda kendinize ve hayata dair verdiğiniz anlam değişti mi?
Yani başlangıçta “bela” olarak nitelendirdiğiniz şeyi bir “şans” olarak tanımlayabiliyor musunuz?
Bu aşamada sorun anlamsızlaşıp yok olur. Endişelendiğiniz şeylerin aslında ne kadar basit şeyler olduğunu fark edersiniz, yaşamda dert saydığınız veya kızdığınız şeylerin de ne kadar anlamsız olduğunu…
“ İyi ki bu başıma geldi ve ben şimdi daha mutlu bir insanım, başıma bu gelmeseydi bilemezdim, anlamazdım veya bu kadar başarılı olamazdım…” gibi çıkarımlarda bulunabiliyorsanız tebrikler! Feleğin çemberinden geçip “Dönüşenler” arasına siz de katıldınız.

Bu yazıyı yazmama feyz olan Değerli Hocam Tamer Dövücü ‘nün ifade ettiği gibi çemberi tamamlayanlar benzer durumlarla yine karşılaşabilirler. 
Onların en büyük avantajı, dönüşmek için geçmek zorunda oldukları aşamaları bilmeleri ve daha hızlı tamamlayacak olmalarıdır.

Dönüşümleriniz sevgiyle gerçekleşsin…

Görüşmek üzere,
Meral Dal
Kurucu, Eğitmen, Profesyonel Koç
Gelişim Gezginleri Grup
Eğitim, Koçluk, Danışmanlık


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder