29 Ocak 2015 Perşembe

ZAYIF YÖNLERİNİZİ RAHAT BIRAKIN ARTIK !

Günümüz iş dünyası uzun süredir bir kavramla ilgileniyor; “ Potansiyelin Performansa Dönüşümü ”

Yetkinlikler, iş tanımları, kişilik ölçümleri, performans süreçleri, swot analizi, kpı ‘lar, bencmark’ lar…

Malum hepimizin kendine özel yetenekleri var, güçlü ve zayıf yönlerimiz birbirimizden farklı.

Firmaların gelişim süreçlerini incelediğimizde çalışanların var olan potansiyellerini iş hayatına transfer etmekte farklı nedenlerle sorunlar yaşadığını, çoğu şirketin bu sorunları çözmeye çalışırken önce zayıf yönleri geliştirmeye dönük yapı ve süreçleri uyguladıklarını görüyoruz. 

Zayıf yönleri geliştirmeye dönük geri bildirimlerin, 1 veya 2 günlük düzenlenen eğitimlerin iş performansını sihirli bir dokunuş gibi hemen arttıracağı hayali yaygın.   

Ağırlıklı zayıf yönlerin gelişimine odaklı eğitimler veya benzer yaklaşımlar istenilen değişimi gerçekleştiriyor mu? sorusunun cevabı kocaman bir “hayır” ile boşa geçen zaman ve harcanan bütçe olduğudur. 
Yapılması gereken nedir? 
Öncelikle bireysel / kurumsal olarak geçmişte veya şu an başarılı olmanızı sağlayan güçlü yanlarınızı fark etmeniz, performans artışında sizi nasıl destekleyeceğinizi bulmanız ve bu yönlerinizi geliştirmeniz gerekli.
Sonra güncellenen bu güçlü yanlarınızı da kullanıp zayıf yanlarınızı nasıl geliştireceğinizi planlayarak potansiyelinizi iş performansına etkili bir biçimde dönüştürebilirsiniz.

Güçlü yanlarımız zaten güçlü neden geliştirelim? diye düşünebilirsiniz.
İşte size cevabı bulmanızda birkaç ipucu yakalayacağınız sorular;
ü  Size göre güçlü yönlerinizin neler?
ü  Güçlü yönleriniz iş hayatında size nasıl destek oluyor? Sizi sınırladığı yerler nereler?
ü  Nasıl başarısız oluyorsunuz?
ü  Başarısız olduğunuzda güçlü yanlarınız ne kadar işin içindeydi?
ü  Gölgede kalan güçlü yönleriniz neler?

Sözün özü; öncelikle zayıf yanlarınıza odaklanarak istenilen şekilde ilerleme kaydedemediğiniz için moralinizi bozmayın ve zamanınızı boşa harcamayın. Güçlü yanlarınızı fark etmeyi ve geliştirmeyi gelişim planınızda en üst sıraya alın, eyleme geçin, daha da güçlendirin, sonra zayıf yönlerinizle çalışmaya başlayın ve onları geliştirin, farkındalıklarla yükselen moralinizle sürecinizi yönetmeye devam edin.

Bunun nasıl yapılacağı ile ilgili daha detaylı bilgi için, potansiyellerinizi tespit edebileceğiniz envanterlerimize katılabilir, yazılarımızı takip edebilirsiniz.

Sevgilerimle.
Meral Dal
Kurucu, Eğitmen, Profesyonel Koç
Gelişim Gezginleri Grup

3 Ocak 2015 Cumartesi

MUTLULUĞUN YOL HARİTASI

Yeni bir araba, yeni elbiseler, özellikle bayanlar için yeni bir çift ayakkabı veya çanta,  güzel bir yemek, bir dilim pasta vb. çoğumuz için mutluluk kaynağıdır. Bu etkiyle bir süre gülen yüzlerle ortalıkta dolaşırız. Ne yazık ki bu neşe zamanla azalır ve biz yine mutlu olmadığımızı fark ederiz. Aynı mutluluğu yakalamak için bazılarımız sürekli bir şeyler satın alır ve sonunda alışveriş hastası olur, bazılarımız sürekli tatlı yer, bazılarımız alkol veya sigaraya sığınır…

Soru : “ Mutluluk sürdürülebilir mi?”

Sizlere desem ki yukarıda yaşadıklarımız “mutluluk değil” ve işte bu yüzden mutluluğu yanlış yerde arıyoruz.
Mutluluğu anlamak için önce doğru tanımlamak ve benzerlerinden ayrıştırmak gerekiyor.
Mutluluk kaynağı sandığımız çoğu şeyin adı mutluluk değil, “haz” ve biz ikisini aynı şeyler zannedebiliyoruz.
Hazzı yaşamak yanlış değil elbette, aksine bizi yaşamda eğlendiren konular ama asıl mesele başka.
Haz ve keyif, 5 duyumuzla yaşadıklarımız, dışımızdaki şeylerden kaynaklanıyor ve geçici.
Mutluluğun kökü ise içimizden yani bizden kaynaklanıyor ve kalıcı.
Mutluluk bir karar, mutluluk bir bakış açısı, mutluluk bir paradigma.
İşte bu bakış açılarıyla baktığımızda aradığımız şu soruların da cevabına ulaşıyoruz.
Dış dünyalarında hazzı körükleyecek şeylere sahip olmayan ancak mutlu olan birçok insan var. Sizce bu imkânsızlıklarla bunu nasıl sağlıyorlar?
Bir de zenginliğe, ihtişama ve birçok keyif aracına sahipken mutsuz olan insanlar. Sizce bu imkânlarla bunu nasıl başarıyorlar?
Dış dünyamızda gerçekleşen birçok şeyi kontrol edemiyoruz. Dışarıdaki hayatın ancak küçük bir kısmına müdahale edebiliyoruz. İç dünyamızın kontrolü ise tamamen bizde.  Seçimlerimiz kendi yaşamımızı şekillendiriyor”. Her şeyin başlangıcı biziz.

                                                   Mutlu olmak bir tercihtir.

Mutlu olmayı tercih edelim.

Mutlu olmayı bir yaşam felsefesi haline getirdiğinizde zamanla göreceksiniz ki önce kendi hayatınız ve sizden dolayı etrafınızdaki insanların hayatı da değişecek ve güzelleşecek.

Peki kendi mutluluğumuza nasıl ulaşacağız?
Mutluluğu bulmanız için önce kendinizi fark etmeniz, kendinizi tanımanız, sizi siz yapan şeyleri anlamanız, mutluluğa verdiğiniz anlamı bulup onu şekillendirmeniz, en önemlisi yaşam amacınızı bulmanız ve yaşamınızın lideri olmanız çok önemli.

Yaşamda savrulmak yerine yaşamı farkına vararak yaşamanız gerekiyor.

Bunun için geçerli bir öneri; işinde uzman bir koçla bir süre çalışmanız kendinizi keşfetmeye giden yolda yol haritanızı belirlemeniz ve doğru soruları sormanız açısından çok faydalı olacaktır.

2015 ‘te hedeflediğiniz hayatı yaşamanız ve yaşamda sizi gerçekten mutlu eden şeyleri keşfetmeniz dileğiyle.

Sevgi yolunuzdaki ışığınız olsun…

Görüşmek üzere,

Meral DAL
Kurucu, Liderlik Koçu, Eğitmen
Gelişim Gezginleri Grup
Eğitim, Koçluk, Danışmanlık